digital-transformasyon

Dijital Dönüşüm, o kadar genel bir tanım haline geldi ve o kadar bilinen tariflerle defalarca karışınıza çıktı ki, bir tanesini daha okuma isteğiniz kalmamış bile olabilir, bu riske rağmen ben de bu dönüşüme kayıtsız kalamayacak bir sektörün içinde öğrendiklerimi mümkün olduğunca değişik cümlelerle sizlere aktarmak istedim.

Digital Dönüşüm (Digital Transformasyon) kısaca; kurumun müşteri/kullanıcı deneyiminde, operasyonel süreçlerinde ve iş modellerinde günü yakalaması ve yıkıcı gelişmelerin (disruptive innovation) yaratacağı büyük risklerden kendini koruyup hatta sektörü yıkma(disrupt) fırsatı yakalayabilmesi için atması gereken adımlar bütünü olarak tariflenebilir.

Yoğun kullanılan ve sonucunda popülerleşen çoğu kelime gibi “Dijital Dönüşüm” terimi de aslında çok daha derinlikli anlamının yerine; dijital alanda yapılan alelade bir kaç projenin kurumda yaratacağı değişiklik, bir takım işleri dijital ortamda yapmak tanımı olarak kullanılıyor.

Aslında tüm şirket kültürünü, iş akışını, çalışan profilini etkileyecek seviyede bir işleyiş, bakış açısı değişikliğinden bahsediyoruz.

Dijital Dönüşüm Şeması

Capgemini Danışmanlık tarafından belirlenen şema dijital dönüşümün en yaygın tanımlardan biridir. Bunun dışında büyük danışmanlık firmalarının benzeri şemalarına kolaylıkla erişebilirsiniz.

Bir çok kaynaktan dijital dönüşümün sektörünüze uygun olarak nasıl yapılması gerektiği ile ilgili makaleler, slide’lar ve best practice’ler bulabilirsiniz. Hatta bu yazıyı yazarken “digital transformation” kelime grubu ile arama yaptığımda google’da 8 milyon üzeri ve slideshare’de 1 milyon üzeri sonuç listelendi.

Bu kadar yoğun kaynak bulunabilen ve danışmanlıklarla uluslararası alandan bile rahatlıkla destek alınabilen bir konuda iş uygulamaya gelince dönüşümün istenildiği gibi olmamasını sadece yetersizlikle ve beceriksizlikle tanımlayamayız.

Digital transformasyonun uygulanmasında sektörünüzün beklentileri, müşterileriniz ve kurumunuzun yapısı gibi çok fazla belirleyici önemli rol oynayacaktır.

Kişisel olarak önemli gördüğüm ve özellikle dikkat edilmesi gereken konu başlıklarını kısaca derledim;

1 – Aşağıdan yukarı değil yukarıdan aşağı olmalıdır

Dönüşüm yaygın bir perspektifte birden fazla bölümü/alanı/departmanı etkileyeceği için, eşit seviyelerde ve farklı hedefleri olan çalışanların aynı hedef altında birleşmesi ve sinerjinin sağlanması için mutlaka ama mutlaka alınabilecek en yüksek mevkiden bir sponsor bulunmalı ve şirket vizyonunun önemli bir parçası olarak beyinlerde ve yüreklerde(!) yer etmesi sağlanmalıdır.

İnanın bunun sağlanmadığı her durumda sürecin parçaları ne kadar değerli ve ne kadar özverili olurlarsa olsunlar şirketin gidişatına karşı Don Kişot’luk yapacaklar ve sonucunda kaybedeceklerdir. Olan boşa harcanan paraya, zamana ve yıpranan sinirlerinize olacaktır.

Eğer bu şart sağlanmıyorsa sakın (ama sakın) adına Dijital Dönüşüm diyebileceğiniz olgunlukta bir işe sakın kalkışmayın.

2 – Dönüşümü teknoloji engellemez insan engeller (ama insansız da dönüşüm olmaz)

Sizlerin de belki dijital dönüşüm konu başlığı altında en çok rastladığınız motto budur. Özellikle Türkiye gibi organizasyonların çok sağlam olmadığı ve digital gibi değişkenlik gösteren alanlarda bu sağlamlığın sürekli test edildiği ve sürekli bir ivmelenme, iyileşme beklendiğini de öngörürsek iyice riskli bir alandan bahsettiğimiz ortaya çıkar.

Bu gibi belirsizlikler ve zorlamalar altında bazı çalışanlar kendilerini korumak adına kendilerince riskli gördükleri değişiklikler için direnç sergilerler. Bazense yetersiz bir yöneticinin süreci yönlendirmesi sırasında yapacağı hatalar da bu mottoyu bir kez daha yaşayarak deneyimlemenize yola açabilir.

Bunlardan dolayı ürün ve teknoloji seçimi kadar ekibi lead eden insanlardan, operasyonel süreçlerde görev yapacak kişilere kadar tüm kadro sürecin başarısı için çok önemlidir ve değerlidir.

İnsanları yok sayarak, her şeyin bir kaç ürün geliştirerek veya sistem satın alarak çözüleceğini düşünüyorsanız, düşünmeyin:)

3 – Uzun dönemli planlar hala çok önemli ama…

Dijital deyince çoğumuz çok hızlı bir değişim yaşandığını ve bu sebeple her günümüzün çok hızlı hatta kaos içinde geçtiğini ifade ederiz.

Bunun bize projeksiyon yaparken ve ileriye bakarken plansız olma, gelişmelere göre konum alma lüksünü getirdiğine inanırız.

Aslında biz bu şekilde etken konumdan edilgen konuma geçmeyi kabul etmiş olur, dışarıdan gelecek her türlü yıkıcı etkiye de açık ve savunmasız bir yolu seçmiş oluruz.

3-5 yıllık stratejik planlar ve yol haritasından bahsetmiyorum tabi ki ama kurumunuzu/ürününüzü götürmek istediğiniz yere ulaştırmak için elinizde değişime açık bir strateji olmalıdır, her hamlenizi buna göre yapmalı ve değişen şartlar altında da revizyonlara gidebilecek esnekliğe sahip olmalısınızdır.

Klasik 5 yıllık plan – bütçe algısının dışında neyi-niye yaptığınızı bilerek, boşa adım atma ihtimallerinizi küçülterek, koştuğunuz yeri görerek ilerleyin ki yol boyunca alacağınız darbeler sizi sarssa da rotanızdan ayırmasın.

4 – Data olmadan çok açılmayın

Aslında imajda yer alan bu cümlenin üzerine bir cümle daha yazmak nafile bir çaba ama en azından bu cümlenin önemini biraz daha pekiştirmek için bir kaç şey söyleyebiliriz;

Hepimiz aslında içten içe kandırılmak isteriz, uğraştığımız işlerle en yüksek beklentiye ulaşacağımızı duymak isteriz, yöneticilerimiz de bizler gibi bunu duymak ister. İşte tam bu anda story-teller’lar devreye girdi ve kandırılmak isteyen insanlara duymak istediklerini anlattılar. Sonuçlar genelde hüsran oldu, ciddi paralar yakıldı, başarısızlık paylaşıldı.

Şimdi ise sürekli analitik ilerleme devri bunu yapanla yapmayan arasındaki makas her gün açılıyor. Elimde data olmadığı için makasın ne kadar açıldığına değinemeyeceğim!

Ama şu kadar ki; “Hatanı bile ölçmen gerek artık”

Bu arada, o dönemin aktörleri hala aramızda geziyorlar ama artık daha az kurban buluyorlar, yeni öğrencileri de oluyor ama eskisi kadar bu öğretiye de rağbet kalmadı. (Sanki bu paragraf başka bir yazının konusu olabilir, uzatmıyorum.)

Bu yazı tabi ki bir dijital dönüşüm anahtarı olmadı, olamazdı da ama en azından dikkat etmeniz gereken belki de farkında olduğunuz önemli noktaları tekrar hatırlamanıza yardımcı olan ufak bir not olarak değerlendirmeniz dileğiyle…

Yol uzun, dünün yöntemleri ile bugünün problemlerini çözemezsiniz, kendinizi sürekli yenileyin-doğrulayın.

Hata yapmaktan korkmayın ama hatalarınızdan bir şey öğrenememekten çok korkun.

Görüşmek üzere.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir