takım çalışması

Az sonra okuyacağınız maddelerin listelenmesinin çok kolay fakat uygulanmasının oldukça zor olduğunu bilen, kısa bir süre bazılarından vazgeçmenizin bile uyumun bozulmasına sebep olduğunu deneyimlemiş biri olarak düşüncelerimi sizlerle de paylaşmak isterim;

1. Dürüst olun
Hepimiz kendimizi iyi insan olarak tanımlarız bir de yönetici yapıldıysak iyiliğimize ve insancıllığımıza karşılık aldığımız bir nişanemiz olduğunu zannederiz ama iş hayatı beyazından pembesine bir sürü yalanın ortasında ilişkilerimizi yönetmemizi bekler ve çoğumuz o yalan dünyanın sorunsuz dönmesi için yalanlara ve manüplasyonlara kaptırırız kendimizi.

Polyanna’cılık yapmayacak kadar uzun süredir bu işlerin içindeyim, özellikle ara yöneticiler çoğunlukla üst taraftan gelen bazen gizli – bazen mesnetsiz bazen ise çok farklı yerlere gidebilecek kararları ekibi ile paylaşmak zorunda kalırlar, bu durumda ekibinize neyi niçin yaptığınızı ve amacınızı mümkün olduğu kadar sağlam temellerle anlatmanız ve onların desteğini almanız karşılıklı bir sinerji oluşturacaktır.

2. Gizli ajandanız olmasın
%100 şeffaf olamayacağınız gerçeği ile hareket edilmesi gereken bir konudur bu, eğer ekip olduğunuzu düşünüyorsanız onlara rağmen, onların bilgisi dışında bir hedefe varmanız mümkün değildir.

Olabildiğince açık olmanız ekibinizin de fikirleri ve yönlendirmeleriyle daha doğru yolda ilerlemeniz konusunda size destek olacaktır.

Şeffaf olmamanızın risk yaratmayacağı aksine pozitif etkisi olacak konular;

  • Henüz netleşmemiz ekibin motivasyonuna zarar verebilecek gelişmeler
  • Şirketle ilgili ama ekiple direkt ilgili olmayan beklenti yaratabilecek gelişmeler
  • Dedikodular ve manüplasyonlar’dır bu konularda ketum olabilirsiniz.

3. Onları anlamaya çalışın
Yönetici olarak şirket içindeki konumuz, şirketten beklentileriniz ve geçirdiğiniz zamanın kariyerinize pozitif etkisi tamamen sizi bağlayan pozitif etkenler olabilir. Sırf siz kendinizi mutlu görüyor ve doğru yolda olduğunuzu düşünüyorsunuz diye ekibinizdeki herkesin aynı düşüncede olduğunu ve ekipte yer alarak kariyerleri için iyi birşey yaptıklarını düşündüklerini sanmak en hafif ifade ile tecrübesizlik olacaktır.

Anlamak zor ve yorucu bir eylemdir, özellikle hiyerarşinin size verdiği avantajlardan beslenen bir yönetici iseniz (biraz da insan doğası gereği); her geçen gün biraz daha bundan uzaklaşmaya çalışırsınız, işte sizi yalnızlığa itecek davranış modelinin ilk adımı belki de bu vazgeçmedir.

4. Kendinizi doğru ifade edin
İletişim belki de bir yöneticinin en büyük silahıdır, bu konuda zaafınız olduğunu düşünüyorsanız öncelikle bu konuda kendinize yatırım yapmanız çok büyük bir yelpazede karşılacağınız sorunların çözümü için size büyük katkı sağlayacaktır.

Yönetmek bir strateji işi ise iletişim de bunun en önemli aracıdır; Ekibinizle olan ilişkinizde doğru bildiklerinizi, yönlendirmelerinizi ve amacınızı doğru kelimelerle, doğru ortamlarda yapmanız, olası yanlış anlaşılmaları, pireden yapılacak develeri ve bilimum sorunların daha primitif iken aşılmasını sağlayacaktır.

5. Hedeflerinizi paylaşın
Sizin kafanızda dönenleri, yaptıklarınızdan yola çıkarak herkesin anlayacağını ummak biraz hayalcilik olur, bu sebeple açık açık ekibinizle onları da ilgilendiren hedeflerinizi paylaşmalısınız.

Günümüzde her sektör çok hızlı bir dönüşüm içinde bu sebeple hedeflerinizin de sabit olmaması sürekli değişmesi eskisi kadar olumsuz bir durum değil, aksine sabit fikirli olup, bir kere ağzınızdan çıktı diye yanlış yönde devam etmeye çalışmanız sizi tehlikeye atar.

Olgunlaştırdığınız hedeflerinizi paylaşın, geri bildirim alın, revizeler yapıp tekrar paylaşımlarda bulunun bu sayede ortak hedefe yürümek için gereken kriterlerden birini ekibinizin de katılımı ile sağlamış olacaksınız ve herkes katkıda bulunduğu, kabul ettiği bir amaç için vaktini harcayacaktır.

Kullanmıyorum ama bir güç var.

Bonus : Hiyerarşiyi mecbur kalmadıkça kullanmayın
Doğru yönetici kavramından önce doğru insan tanımında gücünü gerekmedikçe kullanmayan, eşitliğe inanan herkesin fikrine saygı gösteren birey tanımı vardır. Korkutmadan, tehdit etmeden, aba altından sopa göstermeden de yöneticilik yapılır ve bu inanın ekibinizin sizinle çalışırken daha motive olmasını, özgürce fikirlerini paylaşmasını ve sonuç olarak başarıyı getirecektir. Tabi bir de yeni neslin bu tarz bir davranış modeli altında üretken olamayacağı da işin başka bir boyutu.

Mutlu ekipler, aynı hedefe koşan takımlar ve onları ortak hedefte buluşturabilen yöneticiler bir şirketin başarıya ulaşması için ihtiyaç duyulan gücü sağlarlar. Şirket ise kendine düşen sahiplenme, değer verme ve eğitim ile güçlendirme gibi olgularla buna destek olmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir